özelden genele ya da genelden özele...

Yine “sorun sen de değil ben de” cümlesiyle karşı karşıyayım. Sorun cidden kimde? Bu yaşıma geldim ve artık sorunun bende olduğunu düşünmeye başladım. Ben ve benim gibilerin mutlu olabilecekleri bir erkek şu dünyada var mı? Beklentilerim çok mu yüksek çok mu düşük? Bu sorularla baş başayım kaç gündür.

İnsanları, özellikle de erkekleri iyi tanıdığımı düşünüyorum. Ama yine bir yanılgının kapısındayım. Duymaya alışık olduğum bir cümle her defasında beni daha çok yaralıyor. Yaştan mıdır, yanmışlıktan mıdır nedir bilinmez, her gidenin arkasından bakmak daha zor geliyor.

Sevgi, aşk, sadakat, mutluluk gibi kelimelerin anlamlarını düşünüyorum. Bu kelimeleri ben mi yanlış algılıyorum acaba? Bu kelimeler yok ve yerine sadece seks mi var? İyi seks vardır ancak tek geceliktir. Peki, tek gecelik bir seks uğruna haftalarca uğraş nedendir? Ortalıkta bu kadar çok kalbi kırık kadın varken, bizim kalbimizi tamir edebilecek erkekler dünya üstünde mevcut mu?

 Ne çok soru sordum. Aslında cevaplarını biliyorum. Ama bilmek işime gelmiyor. Evet, elde edilmek istenilen bir kadınım. Fakat erkekleri korkutabilecek bir kadınım. Bunun güzellikle ya da çirkinlikle alakası yok bunu anladım. Erkeklerde, biz kadınlarda olmayan farklı bir algı durumu var. Kadının sekste nasıl olduğunu anlayabiliyorlar. Belki bir bakışımızdan, belki sigarayı içişimizden, belki oturmamızdan veya başka bir şeyimizden. Kasti yapılmayan bir hareketimiz bile onlarda bu kanıyı uyandırıyor.

Tek gecelik ilişkilere biz kadınlarla, erkeklerin bakışları çok farklı. Onlar için tek gecelik, tek geceliktir. Bizim içinse öncesi olan bir duygusal bağın doruk noktasıdır. O doruğa çıkar ve kalırız. Sonra direkt düşüş başlar. Ama bu düşüş öyle böyle bir düşüş olmaz.

Özelini açarsın o erkeğe. Ama bizim için özel olan onun için geneldir. Özelimize ne kadar yaklaştırırsak; genel olmamız o kadar yakınlaşır. Ne kadar uzak tutarsak, bu sefer de biz özel olma yoluna gireriz. Fakat onların bu çabaları da, gözümüzden düşmelerine neden olur. Bu uğraş ne için? Neden aşklarımızı, sekslerimizi içimizden geldiği gibi özgürce yaşayamıyoruz? Neden kadın olmak bu kadar zor? Her birimiz kasapta sergilenen et parçaları gibi algılanıyoruz. Bedelini öder, alırsın. Sonrası yok. Tüketilmeye mahkûmuz.

Kadınlığımdan vazgeçtiğim bir dönemi yaşıyorum. Sırf bu tüketimin bir parçası olmamak için. Kadınlığımdan ve ihtiyaçlarımdan vazgeçtiğimden beri erkekleri daha iyi tanır oldum. Ben imkânsız oldukça, onlar kendilerinden bir şeyler feda etmek zorunda kalıyorlar. Bunu öğrenmek için bu kadar kullanılmam şart mıydı? Kendime sormam gereken asıl soru bu sanırım…

Yorum Yaz